Tütün, Sigara ve Diğer Bağımlılık Yapıcı Maddeler
Cuma, Aralık 19th, 2008 | Sayı 3
TÜTÜN, SİGARA VE DİĞER BAĞIMLILIK YAPICI MADDELER
“Bedenim ve Ben (Our Bodies, Ourselves) kitabının “İlişkiler ve Cinsellik/Toplumsal Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim” bölümünden alıntıdır.”
TÜTÜN
Türkiye’de sigara kullanımı son 20 yılda % 80 oranında artmıştır. Bunun en büyük nedeni, uluslararası tütün şirketlerinin gelişmekte olan ülkelere uyguladıkları yeni pazar oluşturma stratejilerinin başarısı olarak kabul ediliyor. Tütünün insan sağlığına olumsuz etkileri nedeniyle Türkiye’de hala yılda 2.72 milyar dolar ekonomik kayıp oluyor.
Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre, 15 yaş üstü erkek nüfusun % 62,8′i,
kadın nüfusun % 24,3′ü, tüm nüfusun % 43,6’sı sigara içmektedir. Bu araştırmada sigara içme alışkanlığı ölçütü olarak sigara paketi taşımak alınmıştır. Oysa DSÖ’ye göre sigara tiryakisi sayılmak için düzenli olarak günde 1 adet sigara içmek yeterlidir. Bu nedenle
bu rakamlar görünenden daha yüksektir.
Sigaranın, sağlığımız üzerinde çok ciddi etkileri var. ABD Sağlık Bakanlığı’nın kadınlar ve sigara kullanımı hakkındaki 2001 tarihli raporu, sigara kullanımının kadın sağlığı üzerindeki etkilerine dair geniş bilgi içeriyor. Raporda yer alan bulguların güncellenmiş bir özetini aşağıda bulabilirsiniz.6
- Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre, 15 yaş üstü erkek nüfusun % 62,8′i,
kadın nüfusun % 24,3′ü, tüm nüfusun % 43,6’sı sigara içmektedir. Bu araştırmada sigara içme alışkanlığı ölçütü olarak sigara paketi taşımak alınmıştır. (1988 Bilir ve Ark.). - Sigara kullanan kadınların - ABD’li kadınların temel ölüm nedenleri arasında sayılan - kalp krizi ve felçten ölme riski iki kat daha fazla.
- Kadınlarda akciğer kanserinden ölümlerin yaklaşık yüzde 90′ı sigara nedeniyle oluyor.
- Sigara kullanımı, rahim boynu kanseri riskini artıyor.
- Sigara, kadınlarda görülen amfizem (şişen akciğerde aşırı hava birikmesi sonucu gelişerek, solunum ve dolaşım bozukluğu ile göğüs kafesinde şekil bozukluğuna dek ilerleyen bir akciğer hastalığı), astım ve kronik bronşit gibi akciğer hastalıklarının yüzde 90′ının sebebini oluşturuyor.
- Doğum kontrol haplarını kullanan ve sigara içen kadınların kalp krizi ve felç geçirme riski, sigara içmeyen veya doğum kontrol hapı kullanmayan kadınlara göre iki kat daha fazla.
- Sigara içen kadınlar hamile kalmakta güçlük çekebilir; daha erken âdet görmeye başlayabilir; daha çok âdet sorunları yaşayabilir ve daha erken menopoza girebilirler.
- Sigara; ülser, katarakt ve kemik erimesi riskini artırır.
- Hamilelik sırasında sigara kullanımı, tütün dumanında bulunan kimyasal maddelerin fetüse geçmesine yol açabilir. Bu da, düşük, erken doğum ve fetüsün daha yavaş gelişimine yol açabilir.
- Sigara içilen evlerdeki yeni doğanların, ani bebek ölümü sendromundan ölme olasılıkları daha yüksektir.
- Her geçen gün daha fazla çalışma, sigara kullanımı ile meme kanseri arasında ilişki olduğunu saptıyor, ancak bu konuda daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.
- Sigarayı herhangi bir yaşta bırakmak, sigaranın zararlı etkilerini yavaşlatabilir ya da geriye çevirebilir. Sigara ne kadar erken bırakılırsa, faydası da o kadar fazla olacaktır.
PASİF İÇİCİLİK
Kanada televizyonu için, pasif içiciliğin zararları hakkında uyarıcı reklam filmleri çeken bir garson kadın şunları söylüyor:
40 senedir, kızım ve kendime gelir sağlamak için garson olarak çalışıyorum. Doktorum bende sigara kullanıcılarında görülen türde bir tümör olduğunu ve öleceğimi söyledi. Hayatım boyunca tek bir sigara bile içmedim.
Pasif içicilik, bir sağlık tehdididir. Her ne kadar, tüm kamuya açık yerlerde sigara içilmesine yönelik yasa çıkarmak üzere yaygınlaşan bir hareket olsa da, birçoğumuz halen evlerimizde, işyerimizde ve restoranlar gibi kamuya açık yerlerde pasif içici olarak sigara dumanına maruz kalıyoruz. Hizmet sektörü çalışanı ve mavi yaka işçi olan kadınların, iş ortamında sigara içen kişilerle birlikte çalışmak zorunda kalması ise daha olası.
Pasif içici olarak sürekli sigara dumanına maruz kalmak, sigara içmeyen yetişkinlerde, akciğer kanseri de dâhil olmak üzere, akciğer ve kalp hastalıklarına; çocuklarda ise zatürre, bronşit, astım ve kronik kulak enfeksiyonlarına yol açıyor. ABD’deki Hastalık Kontrol Merkezleri, pasif içiciliğe bağlı olarak yılda 36.000 yetişkinin öldüğü tahmininde bulunuyor. Pasif içicilik, birçok çocukluk dönemi ölümlerine de sebep olabiliyor.
Türkiye’de bebek ve çocukların % 70′i pasif içici durumundadır. Her yıl 1500 bebek ve çocuk pasif içicilik nedeniyle ölmektedir.
Türkiye’nin değişik bölgelerindeki 17 ilin 34 ilçesinde 1998 ve 1999 yıllarında yapılan değerlendirmede, incelenen 55 hastane ve 110 sağlık ocağının hiçbirisinde sigarasızlık politikası tam olarak uygulanmıyordu. Bununla birlikte hastane ve sağlık ocaklarında muayene odalarında, bekleme salonlarında, laboratuarlarda % 80-90 oranında sigara içilmiyordu. Buna karşılık sekreterlik ve hemşire odalarının çoğunda sigara içilmekte olduğu ve sigara içenlerin de çoğunlukla o birimde çalışanlar olduğu gözlendi.
